Rusya için fırsatlar ve tehlikeler – Hasan Feramuz

Sovyetlerin yıkılmasının ardından Suriye’deki savaşla Orta Doğu’ya tekrardan dönen Rusya, yerini sağlamlaştırmakla birlikte başka adımlar atmanın da arifesinde. Bu nedenle Suriye’deki “meselelerin” çözülmesi, çözülemiyorsa da mevcut durumun korunması Moskova için önemli.

ABD’nin çekilmesi

ABD’nin çekilme kararı Rusya’nın Suriye’deki konumu için fırsatlarla birlikte tehlikeleri de barındırıyor. Bundan dolayı kararı temkinli bir memnuniyetle karşılayan Rusya, geçmiş tecrübelerden kaynaklı ABD’nin tamamen çekilmeyeceğini düşünerek, olası “tehlikelerin” önünü almaya yönelmekte.

Diğer yandan Moskova, ABD’nin bırakacağı her boşluğun yaratacağı fırsatlardan da yararlanmaya çalışıyor.

İdlib operasyonu

İdlib’teki son gelişmeler de fırsat-tehlike ikilisini barındırıyor. El-Kaide bağlantılı Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün İdlib’in nerdeyse tamamını ele geçirmesi, operasyon yapmak için Rusya ve Esad’a bekledikleri fırsatı verdi. Fakat HTŞ’nin ciddi boyutlara ulaşan savaş gücü, olası operasyonun Rusya ve Esad’a ciddi zararlar verme tehlikesini de kapsıyor.

Rusya bu tehlikeyi Türkiye’nin aracılığıyla asgariye indirmeye uğraşmakta. Türkiye’ye güvenli bölge anlaşmasındaki yükümlülüklerini hatırlatan Rusya, cihatçıların savaş gücünün kırılmasını bir “iç çatışmayla” sağlamayı hedefliyor. Bunun da sınırlı olabileceğinin farkında olan Moskova, orta vadede mutlaka gerçekleşmesi gereken bir İdlib operasyonuyla da fırsatı kaçırmamak isteyecektir.

Türkiye’ye izin çıkmaz

ABD’nin çekilme kararı sonrasında Fırat’ın doğusuna dair oluşan “belirsizlik” de bir fırsat-tehlike ikilisini içeriyor.

PYD’nin Şam ile görüşmesini olumlu olduğunu açıklayan Rusya, ABD’nin bırakacağı boşluğu doldurmakla birlikte Esad’ın maliyetsiz bir biçimde kontrol alanını arttırma “fırsatını” kapmak, diğer yandan Türkiye’nin bölgeye girme “tehlikesini” engellemek istemekte.

Astana süreciyle yanına çektiği Türkiye’nin bir NATO ülkesi olduğunu ve günün sonunda ABD’nin yanında olacağını aklında tutan Rusya, Ankara’nın girdiği yerden kolay kolay çıkmadığının da farkında. Dolayısıyla Moskova bir taraftan Kürtlere Ankara kartını göstererek onları Şam ile anlaşmaya zorlamakta, diğer taraftan da Suriye ordusunu Türkiye sınırlarına çekerek Ankara’nın önünü kesip savaşı hızla sonlandırma amacında.

Bu yüzden Moskova’nın Ankara’ya bir operasyon izni vermesi oldukça düşük bir olasılık.

Rus hegemonyası

Bu fırsatlar ve tehlikeler Rusya’nın sadece Suriye’deki değil, Orta Doğu’daki konumu açısından da önem taşıyorlar. Kapitalizmin kriziyle birlikte oluşan ABD’nin hegemonya krizinin açtığı boşluğu özellikle Orta Doğu’da yavaş ve emin adımlarla dolduran Moskova, tehlikeleri bertaraf edip fırsatları değerlendirme gayesinde. Bunun için de ince ve uzun yolları tepmekten çekinmeyen Rusya Orta Doğu’daki “savaş halini” sona erdirmeyi değil, “savaş halinin” yarattığı fırsatlardan kendi hegemonyasını kurmak için yararlanmak da en önemli amacı olmaya devam edecektir.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*