Saflar netleşiyor mu? – Perihan Koca

Olağanüstü momentler için sıkça başvurulan ve artık klişeleşmiş olan “kartlar yeniden karılıyor, saflar netleşiyor” lafının hakkının verildiği ve ama aşındığı bir dönemecin içerisinde konumlanıyoruz.

Su bu kadar bulanıkken, saflar hemen netleşir mi bilinmez, ancak açıktan netleşmeyeceği aşikar. Tüm güçlerin sahnede olduğu ve her gücün hamle yapmaya çalışırken bir yandan da yerini korumaya çalıştığı, öngörülemez, “dengesiz bir denge denklemi” söz konusu.

Egemenler, güçler arası mücadele keskinleşirken, AKP içerisinde de farklı denklem ve kopuşların olabileceği ihtimali güçleniyor.

Salt AKP’nin eski yol arkadaşları, kurucu unsuru olan çeşitli güçlerin merkez sağda konumlanacak yeni parti arayışları dolayısıyla değil, AKP’nin kendi üyeleri, vekilleri, bakanları, kalemşörleri arasında yükselen farklı sesler daha evvel hiç olmadığı kadar kendini açık ediyor.

Parti içi karışıklık

31 Mart yerel seçim sonuçları karşısında alınan pozisyonlarda; Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi üzerine; Öcalan’ın sekiz yıl aradan sonra avukatlarıyla yaptığı görüşmeye ilişkin; Taksim’de kurulan yeryüzü sofrasına karşı müdahale üzerine; birçok önemli gündemde AKP içi ikircikli sesleri, farklı tutum alışları daha fazla görür olduk.

Gözle görülür bir bütünsellik kaybı yaşayan AKP cenahındaki ard arda gelen ikircikli konumlanmalar o an oluşan spontane çıkışlar değil, biliyoruz.

İktidarın en önemli kalemşörlerinden Abdulkadir Selvi’nin 31 Mart ardına “seçim sonuçları kabul edilmelidir” çağrıları, Abdurrahman Dilipak’ın seçim sonuçlarının reddedilmesini “akıl tutulması” değerlendirmesinin böylesi bir anlamı var.

Öyle ki Erdoğan iftar sofralarında, TÜSİAD’ı “istatistik cinliği” ile haşlarken ve Davutoğlu ve Gül ile özdeşleşen yeni parti arayışlarına “haddinizi bildiririz” menşeili konuşmalar yaparken içeriye de sopasını gösterip ayar vermeye çalışıyor.

Ne diyordu iktidar dizisi Payitaht Abdülhamid’de “Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene. Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız!”

Defalarca budadılar da. AKP’liler içerideki o budama harekatlarının “metal yorgunluğu” yahut “yenilenme” formasyonlarıyla nasıl yapıldığını, kimlerin ne için nasıl tasfiye edildiğini gayet iyi biliyor.

Dolayısıyla saflar netleşirken hamlesini, arkadan dolanarak, yerini sağlama alarak yapmayı en doğru anı kollamayı tercih ediyorlar.

Türkiye ittifakı

31 Mart yerel seçimleri ardına, Erdoğan’ın “dönem kızgın demiri soğutma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir” sözleriyle bir arada kullandığı ve ortaya attığı Türkiye İttifakı tezi; “denge ve denetlemeden” sorumlu kankası Bahçeli tarafından esefle karşılanmıştı.

Bahçeli’nin “Türkiye ittifakından bahsetmek, kafamızdaki soru işaretlerini çoğaltmıştır. Bizim Cumhur ittifakımız var, bu millet ittifakı da nereden çıktı” çıkışıyla dengeyi buluvermiş ve ama Türkiye İttifakı her mecrada farklı biçimleriyle tartışılmaya başlamıştı.

Derken 19 Mayıs’ın 100. Yılı vesilesiyle bir fotoğraf düştü önümüze.

Erdoğan 15 Temmuz ardından “milli birlik ve seferberlik” ilan edip, Kılıçdaroğlu’nun 24 Temmuz’da Taksim’de yaptığı ve muhalefetin de desteklediği mitingi boşa düşürerek, HDP hariç tüm parlamenter güçleri “Yenikapı ruhu” hamlesiyle arkasına dizivermeyi becermişti.

Şimdi de Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışının yüzüncü yıl dönümünde fotoğrafı biraz genişletmiş gibi duruyor.

“Ortak düşman” HDP yine çağrılmadı ve İYİ Parti çağrıya icabet etmedi. Vatan Partisi, Saadet Parti, DSP, DYP, CHP, MHP katılımıyla, adı konmamış “Türkiye İttifakı” pozu verildi.

“Türkiye İttifakı” tezi belli ki iktidarın manivelası. Nereye gider, nereye evrilir, ne kadar zamanlık bir taktik hamledir hep birlikte göreceğiz.

Sermayenin güncel taleplerinin karşılanacağı ve rejimin esas sahibinin sermaye olacağı ön koşuluyla, her gücün inisiyatifi oranında katılacağı, Erdoğan öncülüğünde bir restorasyon olasılığının fotoğraf karesi de olabilir elbette…

Masadaki çoklu olasılıklardan hangisinin galip geleceğini ise, güçler arasındaki savaşım belirleyecek.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*