Sağ ittifak yaralı! – Hasan DURKAL

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Devletin tepesinde uzun süredir yaşanan kriz çeşitli ittifak denemelerine yol açmıştı. Erdoğan-Cemaat ittifakının yarılmasından sonra ortaya çıkan derin yarık bir türlü onarılamıyor.

Erdoğan bu yarığı kapatmak için kimi girişimlerde bulundu. Referandum öncesinde MHP ile bir ittifak denemesine girdi.

Hesaba göre bu ittifaktan iki taraf da kârlı çıkacaktı. Erdoğan bu ittifakla büyük oranda bozulan dengesini yeniden kurmayı ve nefes almayı umdu. Bahçeli ise bu ittifakla MHP’nin fikirsel iktidarını hayata geçirmeyi ummuş olmalı.

Bir yandan HDP’liler ve DBP’liler içerideyken, bir yandan Kürt şehirleri topla tankla dövülüyordu. Üstelik söylem olarak “tek devlet, tek millet, tek bayrak” bu ittifakın resmi sloganı olmuştu.

Hesaplara göre “başkanlık” etrafında örgütlenen bu blok AKP ve MHP’nin kitlesel toplamlarının yanı sıra BBP ve Saadet Partisi gibi ortak gelenekten gelen partiler de bu ittifaka güç katacaktı.

Hatta CHP üzerinde “terör destekçiliği” baskısı kurulacak ve oradan da önemli bir kesim bu ittifaka dâhil edilerek yıkılmaz bir blok inşa edilecekti.

Hesaplar tutmadı

Referandumdan “evet” sonucu (hileyle) geçti geçmesine, ama ortadaki tablo Türk sağ siyasetinde büyük bir krizin önünü açtı. Referandum süresince izlenen çizgi AKP ile MHP’nin büyük bedeller ödemesine neden oldu.

16 Nisan referandumu gösteriyor ki, Kürt siyasal hareketinin önde gelen politikacılarının tutuklanması, sosyalist solun baskı altında tutulması, Suriye’de yürütülen işgal, Almanya ve Hollanda’ya “had bildirme” gibi politikalar sağcı seçmeni bu ittifaka çekmeye yetmemiş.

1 Kasım seçimlerinde iki partinin toplamda yüzde 62 oy oranını yakaladığını biliyoruz. Çeşitli kesimleri etkileyerek, bu ittifakın yüzde 65’i aşabilecek bir tabana hitap etmesi de olasıydı.

Ancak öyle olmadı. Kurulan ittifak önemli oy kayıpları yaşayarak yüzde 50’nin altında bir oy oranı aldı.

AKP’de çatlak

AKP’deki en büyük sorun alanı Erdoğan’ın etrafında örgütlenen “yeni yetmeler” ile geleneksel İslamcı kanat arasında git gide büyüyen kavga.

Profil olarak davaya inancı olmayan, rantçı çıplak bir pragmatizm etrafında örgütlenmiş bu kesim, zorlama bir İslamlık perdesinin arkasında, geleneksel Türk devletçiliğinden paylarına düşeni almaya çabalıyorlar: Vurgunlar, ihaleler, peşkeşler. Bu kesimin parti yönetimlerinde de söz sahibi oldukları anlaşılıyor.

Referandum sonuçları için sevinmeye bile fırsatı olmayan AKP’nin kimi ağır topları-gelenekçiler, hemen bir “temizlik” çağrısı başlattılar. Dertleri “helak” olmaktan kurtulmak. Şimdi parti içinde bir “hesaplaşma” gürültüsü almış başını gidiyor.

MHP’nin muhalifi kim?

MHP ise bu süreçte herhalde en ağır darbeyi alan parti oldu. Öncelikle parti içerisindeki muhalefetin Ümit Özdağ, Sinan Oğan, Meral Akşener gibi isimlerden değil, Devlet Bahçeli tarafından oluştuğu ortaya çıktı. Bu saydığımız isimler MHP’nin neredeyse yüzde 75’inin oyunu hayır lehine çevirdikleri ortaya çıktı.

Genel anlamda bakarsak 16 Nisan referandumunda 6 milyonu aşkın sağcı seçmen partilerinin çizgisinin dışında oy kullandı. Bu çok önemli bir kırılmaya işaret etmektedir.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir