Sarayın savaşına karşı Halk Kazanacak!

Share on Facebook76Tweet about this on Twitter

Toplumsal Özgürlük: “Halk Kazanacak” geçici bir birliktelik mi olacak yoksa ileriye yönelik bir cephe oluşturma fikri mi? Saray yıkılacak, halk kazanacak derken, nasıl bir  seçenek de sunuyorsunuz?

Emekçi Hareket Partisi: Halk Kazanacak 7 Haziran seçimleri ardından savaş çıkararak iktidarını korumaya çalışan Saray’a karşı, seçimlerde HDP içinde yer almamasına rağmen; AKP’yi durdurmak ve Kürt halkının mücadelesinin yanında olmak için, HDP’ye oy çağrısı yapanların bir araya gelmesiyle oluştu.

Seçimler ardındana yaptığımız forumla verdiğimiz kararımız, enternasyonalist bir yaklaşım ile, Saray’ın Başkanlık savaşının karşısında bir arada durmaya devam kararı oldu. Bu açıdan, ileriyle dönük giderek diktatörleşen AKP’ye karşı geçici değil sürekli olarak bir arada olma kararıdır.

Halkevleri: Halk kazanacak çalışması, 2 Kasım seçimleri öncesinde HDP içerisinde yer almayan ancak Kürt sorununun çözümüne dönük mücadelelerde Kürt Hareketiyle pozitif bir ilişki içerinde olan, eylem birlikleri yapan ve genel seçimlerde HDP’yi destekleyen sosyalist  örgütler, inisiyatifler, aydın, sanatçı, akademisyenlerin bir araya gelmesiyle oluştu.

Saray AKP iktidarının savaşla, provokasyonlarla, katliamlarla “seçim kazanma” siyasetine karşı mücadele, 2 Kasım’da tekrar HDP’nin mecliste yer alması için güçlü bir çalışma yapmak bir araya gelme gerekçemiz oldu.

Ancak en önemlisi 2 Kasım sonrasındaki mücadeleyi yükseltmek için geniş bir sosyalist zemin oluşturmaktı. Sloganı bu nedenle “Saray yenilecek, halk kazanacak” olarak belirlendi.

Dolayısıyla Halk Kazanacak çalışmasını kendisini seçim süreciyle sınırlamadı. Seçim sonrasında yükselerek devam eden savaş ve katliam politikasına karşı çalışmalar örgütledi. 

Sokağa çıkmanın zorlaştığı bu dönem defalarca İstanbul’un merkezlerinde, semtlerinde sokağa çıktı. Bu süreçte bizim özellikle güney illerinde “Halk Meclisleri” çalışmasını birlikte örgütlediğimiz Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi’nden arkadaşlar çalışmaya dahil oldular.

T.Ö. : Halk Kazanacak günlük politikaya nasıl müdahale edecek?

EHP: Bugünün koşullarında hükümet her geçen gün savaş politikasını derinleştirmek için mücadele ediyor. Biz ise bu savaşın halkların değil, sarayın başkanlık savaşı olduğunu tüm topluma anlatmak için mücadele ediyoruz.

Halk Kazanacak bunun topluma daha güçlü anlatılması için bir mücadele zeminidir. Bu açıdan her gün adaletsizliğin, hukuksuzluğun ve antidemokrasinin başka bir boyutuyla karşılaşıyoruz ve bunlara yanıt vermeye, karşısında Halk Kazanacak olarak da durmaya çalışıyoruz.

HE: Halk Kazanacak şimdiye kadar kendisini  örgütlediği eylem/etkinliklerle var etti. Bu açıdan bakıldığında bütün katılımcılar açısından sözün önden gittiği pratiğin sözün hakkını veremediği bir pozisyona düşmek istemedik.

Ürettiğimiz sloganı mutlaka pratiğe dökmeye çalıştık.” Ikinci cepheyiz, üçüncü cepheyiz, sol cepheyiz” gibi söylem ve iddialarda bulunmadık.

Kendi örgütsel varlıklarımızı da bir kenara koymadık. Ama Türkiye toplumsal muhalefetinin ve halklarımızın ortak mücadele zemininin oluşması için adım atmaya çalıştık.

Halk kazanacak şimdi Ortadoğu ve ülkemizde her an yeni bir gelişmenin yaşandığı bir dönemde Saray/AKP rejiminin savaş politikalarının karşısında barış talebini yükseltme mücadelesini sürdürecek.

T.Ö.: Ekoloji, kadın ve Alevi dinamikleri üzerine Halk Kazanacak’ın yaklaşımı ve politikası nasıl olacak?

EHP: Halk kazanacak bugünün koşullarında Türkiye toplumunun önündeki en büyük tehlike olan Saray’ın başkanlık savaşının ve AKP iktidarının savaş politikalarının karşısında ortak bir zeminde hareket eden bir topluluk.

Bu ortaklık çerçevesinde toplumun tüm ezilen kesimlerinin mücadelelerine de bu çerçevede ses veriyor durumda. Artvin’de madene direnenlerden, 8 Mart’ın yasaklanmasına direnen kadınlara, zorunlu din dersinin karşısında Aleviler’e, baskıların karşısında duran Akademisyenler’den, Avukatlar’a, katliamlara karşı direnen Kürt halkına, topyekün saray rejimin karşısında her kesime ses vermeye, yanında olmaya ve direnmeye devam edecek.

HE: Akademisyenler, gazeteciler, aydın, sanatçılar üzerinde uygulanan baskı ve teröre karşı dayanışmayı örgütleyecek. Her bir katılımcının aynı zamanda kendi bulunduğu yerden yürüttüğü mücadeleleri ortak bir sesle de büyüteceğiz. Cerattepe’de direnenlerin, isyan eden kadınların, eşitlik isteyen Alevilerin mücadelelerini büyütmek için elimizden geleni yapacağız.

Halk kazanacak önümüzdeki dönem gerçekleştireceği bütün çalışmaları herkesin katılımına açık bir biçimde örgütleyebilmelidir. Baskının, faşizmin, katliamların bu kadar yoğunlaştığı bir dönemde elbette direnmek önemli. Ama bununla birlikte basit, kolay anlaşılabilir, yaratıcı slogan, eylem, etkinliklerin ortaya çıkmasında Halk Kazanacak rol alabilir. Halklarımızın üstüne çöken bu karanlığın yırtılmasında Halk kazanacak etkin roller üslenebilir. 

Share on Facebook76Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir