Sokaktan kadın sesleri

Share on Facebook15Tweet about this on Twitter

Çamaşır, bulaşık, yemek arasına gömülmüş tüm kadınlar ‘Hayır’da buluşmalıyız!

Alev Kaya- öğrenci 21 yaşında, Antakya

Ben hayır diyorum. Referandumdan evet çıkması durumunda, ben bu sonucu ülkenin, cumhuriyetin ve siyasetin geleceği açısından tehlikeli buluyorum.

Şöyle ki, biz, yeni rejim ile birlikte tek bir kişiye tüm yetkileri vermiş olacağız. Çoğulculuk olmayacak. Tüm güçler tek bir kişide toplanacak. Genç bir kadın olarak bunu kabul etmiyor, mecliste söz hakkı istiyorum.

Tüm buların yanında, her gün televizyonda kadın cinayetlerini, tecavüzleri ve tacizleri gördüğü halde yasaları düzenlemeyen;  daha geçen ay 37 kadın öldürüldüğü halde bu abartılıyor diyebilen bir zihniyet istemiyorum.

Anı Bayram- ev emekçisi, 28 yaşında, Adana

Ev işçisi, iki çocuk annesiyim. Yıllardan beri ev içi emeğimin daha fazla görünmez olmasına uğraşanların, kaç çocuk yapacağıma karışanların başkan olmasını istemiyorum. Tek adam diktatörlüğü istemiyorum.

Bunun için hayır!

Çamaşır, bulaşık, yemek arasına gömülmüş tüm kadınlar ‘Hayır’da buluşmalıyız!

Alisa Şekerci- öğrenci işçi, 22 yaşında, İstanbul

Üniversiteye başlamamla beraber cinsiyet değiştirmem ve öteki olmayı derinden hissetmeye, bu ülkede ötekileştirilenlerin nelere maruz kaldığını görmeye başlamam bir oldu.

Her gün trans cinayetleri yaşanıyor. Ya da gece eve dönerken erkekler tarafından her daim ‘müsait’ görülüyor ve sözlü/ fiziksel tacize uğruyoruz. Resmi yerlerde, güvenlik geçişlerinde görünümüm konusunda problem yaşanmıyor ama kimliğimin rengi ortaya çıkınca genel ahlak devreye giriyor. Trans olduğumuzun ‘ifşasından’ sonra ya tepeden tırnağa süzülüyor ya da tacize uğruyoruz.

Neden hayır dediğim çok açık değil mi?

Onların erkekliklerinden ve onun getirdiği yaşama biçiminden ne hayır gördük ki?

Cinsiyetsiz, milliyetsiz, silahsız ve insanlığın egemen olduğu bir Türkiye için tabi ki ‘Hayır’ diyorum!

Sara Çalışkan- işçi 28 yaşında, Mersin

14 yıldır çalışan bir kadınım. Son dört yıldır da bir kozmetikçide çalışıyorum. Çalıştığım iş yerlerinde çalışma koşullarının zorluğu dışında kadın olarak da birçok zorlukla karşılaştım.

Erkeklerle aynı iş gücünü göstermemize rağmen daha az maaş daha çok iş yükü; en önemlisi, her zaman erkek çalışanların daha öncelikli, ilk gözden çıkarılanların ise biz kadınların olması. Senin görevin olmadığı halde kadın olduğun için sana yaptırılan işler, iş yerindeki erkek çalışanlar tarafından uğradığın tehdit, maruz kaldığın taciz…

Bunlar için kadın emeğinin sömürülmediği, kadın ve erkeğin her anlamda eşit olduğu, tecavüz ve tacizin meşrulaştırılamadığı bir gelecek için hayır diyorum!

Share on Facebook15Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir