Sosyalist partilerden HDP’ye ve Demirtaş’a destek

İSTANBUL – Seçime bir ay kala, 24 Mayıs Taxim Hill Hotel’de genel seçiminde HDP’ye, cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş’a oy isteyeceğini açıklayan partilerin temsilcileriyle bir basın toplantısı gerçekleştirildi. HDP bileşeni parti ve kurumlar ve HDK’nin yanı sıra aralarında Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Halkevleri, KÖZ, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Kaldıraç, Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Bir Adım Daha İnisiyatifi, Emek ve Özgürlük Cephesi ve Partizan’ın temsilcileri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan HDK Yürütme Kurulu üyesi Sedat Şenoğlu, halkın en çok istediği şeyin özgürlük olduğunu dile getirdi. Şenoğlu, HDP ve Demirtaş’ı destekleyen parti ve kurumlar olarak bir arada olduklarını ifade eden Şenoğlu, “Bu karanlık sürece itirazları olanlar var. Bu baskı, zulüm ve zorbalık uygulamalarına boyun eğmeyenler, başka bir dünya/Türkiye mümkün diyenler, direnenler var. Biz de bu iradeyle, barışın, özgürlüğün, adaletin, eşitliğin kapısını açan, bunun için mücadele veren güçleri bir araya getirmek, seçimler vesilesiyle bu iradeyi ortaklaştırmak ihtiyacına cevaben çağrı yaptık dedi.

Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) MYK üyesi Barış Kayaoğlu da, “TC devleti, Erdoğan iktidarı kendini yeniden dizayn etmek ve sermaye ihtiyaçları doğrultusunda Hitler gibi faşizmi tahakküm etmeye çalıştığı süreçten geçiyoruz. HDP’yi destekliyor, ittifak yapıyor ve cumhurbaşkanı adayı olarak da Selahattin Demirtaş’ı destekliyoruz” diye konuştu.

Birlikte kazanacağız, birlikte başaracağız

Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüsü Perihan Koca Türkiye toplumunun tarihsel eşikte olduğunu dile getirerek, “Ekonomik kriz başta olmak üzere kriz dinamiklerinin derinleştiği özel bir süreci yaşıyoruz. Böylesi bir toplumsal politik iklim içinde dört yıldır yaşadığımız seçim süreçleri nihayetinde hızla OHAL koşularında baskın seçime doğru ilerliyoruz. 24 Haziran bir bitiş olmayacak bizler açısından, ne tufan, ne güllük gülistanlık bir dönem olacak. 24 Haziran sonrasında mücadelenin daha da yoğunlaşacağı sürece ilerliyoruz. 24 Haziran seçimleri bu ülkenin geleceği yarınları açısından tayin edici önemli bir noktada duruyor” dedi. Bir yandan AKP-MHP ittifakının diğer yanda ise Millet ittifakının olduğunu hatırlatan Koca, bu iki ittifakın karşısında demokratik değerlere sahip olan HDP’nin de seçime girdiğine dikkat çekerek, “24 Haziran demokratik ülkenin koşullarını yaratabilmek için, HDP’nin baraj altında bırakılmaması ve Demirtaş’ın rehin tutulduğu cezaevinden serbest bırakılması için halkların, demokrasinin programı olan demokratik cumhuriyet şiarıyla kampanyamızı gerçekleştireceğiz. Birlikte kazanacağız, birlikte başaracağız” dedi.

Sorunun kaynağı asla çözüm noktası olamaz

Halkevleri Eş Başkanı Nuri Günay şunları ifade etti: Yaşanan toplumsal çürümenin, savaşın ve daha bir dizi sorunun kaynağının ne olduğunu biliyoruz. Sorunun kaynağı asla çözüm noktası olamaz. Bu yüzden bu iktidar bu ülkenin başından gitmelidir. Mücadelemiz budur. Seçim sürecinde HDP’nin Meclis’te olmasının ne anlama geldiğini ülkede günlük hayatın içinde de insanlar konuşuyorlar. AKP iktidarının meclis çoğunluğunu sağlamamasının temel koşulu HDP’nin Meclis’te yer alması, HDP’nin desteklenmesi demokratım diyenlerin görevi. 24 Haziran süreci mücadele sürecidir. 24 Haziran’a giderken yapacaklarımız önemli. 24 Haziran akşamı göstereceğimiz tutum, kazandığımızı koruma görevimiz var.

KÖZ Sözcüsü Şükrü Demir de 24 Haziran seçimlerinin sola tarihi bir fırsat sunduğunu ifade ederek, “Siyaset sahnesinde oluşturulan ittifaklarla sol şerit boşalmış durumda, sol ittifakın önünü açtı. Ağırlık merkezinde HDP’nin yer aldığı grupların bağımsız blok olarak seçimlere girmesini mümkün ve zorunlu kılıyor. Meclis seçimlerine ağırlık vermenin yanı sıra Selahattin Demirtaş’ın adaylığında ortaklaşmak mümkün. Demirtaş’ın olmadığı, seçimin boykot edilmesinin altının çizilmesi şarttır. Kendini solda görenler, yaklaşan seçimlerde meclis seçiminde ezilenlerin taleplerinin güçlü temsil edilmesinde katkıda bulunmalıdır” dedi.

Emekçilerin ülkesi kurmak için, güzel günler için HDP”

Bir Adım Daha İnisiyatifi’nden Hakan Öztürk de halkın iradesinin temsil edilmesi için HDP’nin Meclis’te olmasının şart olduğunu dile getirerek, “HDP’nin olmadığı Meclis’te halkın etkisinden bahsetmek mümkün değil. Parlamentonun işlemesi düzeyinde dahi halkın siyasal süreçlere katılmasının engellendiği zamanları yaşıyoruz. Bunu kırmak zorundayız. Parlamentoya girmek, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önemli bir hamle yapabilmek için elimizden geleni yapıyor olmak zorundayız. Altı cumhurbaşkanı adayının içinde bir adayın durumu farklı, o cezaevinde. Bu koşullarda seçime gidiyoruz. Seçimleri kazandığında cumhurbaşkanı olacak kişi kendini ifade etme hakkından mahrum şu anda. Kendisini seçeceklere kendisini anlatamıyor, insanlar onu dinleyemiyor. Hakları bu düzeyde kısıtlanmış adayla seçime gidiyoruz. Bu sorunun çözülmesi gerekir. Seçimlere böyle gidilemez. Türkiye’de rejim sorunu olduğu gibi, ciddi bir geçim sıkıntısı, ekonomik sorun da var. Tüm sorunlara rağmen halkın kuvvetleri ne kadar baskılanmaya çalışılsa da bu süreçlere direnenler vardır. Başka ülkeyi kurma çabasında olanlar vardır. Onlar da HDP’nin açtığı seçimler süreci yolunda kendini ortaya koymuş bulunuyor. Baskıcı sürece karşı itirazlarımızı yükseltiyor, birlik beraberlik içinde mücadele edeceğimizi ortaya koyuyoruz. Bizler umudun düşmanlarına karşı savaşan insanlarız. Güzel günler için HDP’ye ve Demirtaş’a oy verelim diye belirtti.

Türkiye İşçi Parti (TİP) Meclis Üyesi Gün Çağ Aydın da, AKP hükümetinin gideceğine dair yeşeren umudu gördüklerini ve bunun farkında olduklarını ifade etti. Bu farkındalığın sosyalist hareketlere farklı bir sorumluluk yüklediğini dile getiren Aydın, şöyle devam etti: “TİP olarak halkların kardeşleşmesi, toplumsal mücadelenin AKP saflarını geriletebilmesinde sorumluluk düştüğünün farkındaydık. Özellikle HDP’nin sadece matematiksel hesaplara dayandırılarak değil siyasal gerekçelerle desteklenmesi gerekir. Biz Selahattin Demirtaş’ın bu süreçte özgürleştirilebilmesi, sonrasında HDP’nin Meclis’te yer alabilmesi, üzerimizdeki saldırıların bertaraf edilmesi için üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Sizinle birlikte mücadele ediyor olmaktan gurur duyuyoruz. Emekçilerin ülkesini özgür demokratik şekilde kurmak için elimizden geleni yapacağız.

Kaldıraç sözcüsü Hakan Dilmeç “İki tane blok var, bir tanesi sağ blok, birinin adı Cumhur İttifakı, diğerinin Millet İttifakı. Farklılıkları çok az. Bunun karşısında ikinci bir blok var. HDP ve Demirtaş şahsında. Burada bulunan bütün güçlerle oluşturulan doğal bir ittifaktan bahsedebiliriz.dedi. Bu blokiçerde dışarda savaşa karşı bir barış bloğuolacak şeklinde vurguladı.

Ülkenin geleceğini değiştirecek güç bizde”

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, 24 Haziran’da Türkiye’nin nasıl bir rejimle yönetileceğini ve Meclisin nasıl oluşturacağının seçimi olacağını söyledi. Seçimdeki adaletsizliğe dikkat çeken Gürkan, Demirtaş’ın tutukluluğuna ve HDP’nin yönelik baskı ve engellemelere dikkat çekti. Kritik seçimde HDP’ye ve Demirtaş’a oy isteyeceklerini belirten Gürkan nedeni de şöyle açıkladı: “Çünkü tek adam yönetimine giden yolun kesilmesi önemli. Cumhur İttifakının kazanması demek demokratik hak ve özgürlüklerin kırıntılarının ortadan kaldırılması anlamına gelecek, kazanması tarihsel süreç içinde oluşturulan demokratik birikimlerin tasfiyesi anlamına gelecektir, Bunların önün kesilmesi, Türkiye’de demokratikleşmeye kapı aralaması bakımından Demirtaş’ın güçlü destekle seçimden çıkması HDP’nin barajı aşarak seçimden çıkması önemlidir.” HDP’nin Meclise güçlü girmesi ve Demirtaş’ın güçlü destek almasının Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorunun barışçıl çözümüne kapı aralaması bakımından önemli olduğunu söyleyen Gürkan “Sandığa gitmekle görevimiz bitmiyor. Sandık güvenliğinin sağlanması için de görevlerimiz var. Seçimleri Türkiye’nin demokratikleşmesi için rüzgar yarattığının farkındayız. Ülkenin geleceğini değiştirecek güç bizde” diye konuştu.

Son olarak söz alan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli “HDP’nin parlamentoda olması Türkiye halklarının, emekçilerinin parlamentoda olmasıdır. En güçlü hamle bu barajın yıkılması HDP’nin tüm farklılıklarıyla parlamentoda olmasından geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hesabı 401 vekil olduğunu belirten Temelli, “Bu hesabı bozmanın tek yolu HDP’nin parlamentoya girmesidir. Biz tüm yapılara bu çağrıyı yaptık. Gelin hep beraber parlamentoda olalım. Çünkü hakikatin sesi biziz. Geçmişimizi satanlardan geleceğimizi satanlardan hesap sormak için yan yanayız. Haklıyız, mutlaka kazanacağız. O yüzden de bir oy Selahattin Demirtaş’a bir oy HDP’ye” diye konuştu.

(MA/Evrensel/Toplumsal Özgürlük)

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir