Söz, Yetki, Karar; Halk Meclislerine!

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Ortaklaşan halk güçleri, sokaklardan sonra sandıklarda da kendi seçeneğini inşa etti. 7 Haziran, HDP’de gerçekleşen bu ittifakın bir zaferi oldu.

Artık, 6 milyonluk bir toplumsal gücün “Ben, varım” dediği bir ülkede yaşıyoruz.

Ama, hiç bir şey bitmedi, her şey yeni başlıyor.

Şimdi, seçim zaferini arkasına alan halk güçlerinin, daha güçlü ve daha cüretli hareket etmesi, daha yüksek hedeflere yönelmesi gerekiyor.

Şimdi, henüz fethedilmemiş yeni alanlara yayılmak zamanıdır.

Şimdi, sokaklar, özgürleşme mekanları olarak doldurulmalı, halkın iradesinin sesiyle çınlamalıdır.

Halkın meclislerini kuralım

AKP, yenilgiyi kabul etmiyor ve erken seçim yaparak yeniden tek başına iktidar olmanın peşinde. Erdoğan, başkan ya da sultan olmaktan vazgeçmiş değil.

CHP, bir çıkmaz içinde olduğunu bir kez daha gösterdi. Ama, hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Yüz kere daha seçim olsa, hiç birisini kazamayacağını herkes biliyor.

MHP, oyunu arttırsa da, içinde olduğu sıkışmışlıktan çıkamıyor. Öyle ki, bin yıl daha geçse, aynı şeyleri söyleyecekler.

Bir erken seçim neyi değiştirecek ki? Bunların hangisi umut veriyor?

Şimdi, “Devlet kimmiş, vali, kaymakam kimmiş, ben halkım halk” diye haykırarak talana açılan yaylalarını koruyan Karadeniz’in cesur kadınlarının peşinden gitme zamanıdır.

Onlar, bize yol gösteriyorlar.

Kapitalist sistem dünya çapında krizde ve bir çıkış yolu henüz bulunamadı.

Türkiye’de, siyasal rejim henüz bir anayasal zemine bile oturamamış durumda. Siyasal partiler sistemi tıkanmış ve o çıkmazda sürekli kendisini tekrar ediyor.

Oligarşik-totaliter diktatörlük, bin yıllık despotik devlet düzeyinde bile zorlanıyor.

Şimdi, bu tıkanıklığa, halkın kendisini kendi çıkarları doğrultusunda örgütleyip yönettiği bir “Demokratik Cumhuriyet” mücadelesiyle müdahale etmeliyiz.

Egemenlerin çıkmaza girmiş ve krizdeki sistemi, devleti, rejimi; hepsi, onların olsun!

Demokratik Cumhuriyet’e doğru

Halk Meclislerinde kendisini örgütleyerek özgürleşen halk, egemenlerin diktatörlüğüne karşı kendi iradesini dayatabilir.

Evet, valilik ve kaymakamlık gibi saltanatlık makamları kaldırılsın!

Söz, yetki, karar; Halk Meclislerine!

Şimdi, Halk Meclislerinin özgür iradeleriyle ortaklaşarak kuracakları bir demokratik cumhuriyetin zamanıdır!

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir