Suriye’de Esad kazanmaya yakın, “zafere” uzak – Mahmut Durkal

Share on Facebook10Tweet about this on Twitter

Suriye’de 2011 yılında başlayan savaşta; İran, Hizbullah ve Rusya’nın yardımlarıyla 2014’te ipten dönen Esad rejimi, bu sefer “zaferi” konuşuyor. Fakat zaferin niteliği cepheden cepheye değişiyor.

Suriye Ordusu’nun Halep’ten sonraki hedefi Deyrizor’a doğru adım atabilmesi için, sınırlı gücünü toparlaması gerekiyordu. Bunun için de kimi bölgelerde çatışmaları donduracak hamleler yönelen Esad’ın imdadına Rusya yetişmişti. Doğu Guta, Hama ve Humus’ta çatışmasızlık bölgeleri üzerine yapılan anlaşmalarla ordu yönünü Deyrizor’a çevirebilmişti.

Deyrizor yarışı

Deyrizor, hem civarında barındırdığı enerji yatakları hem de Irak’a açılan kapı olması sebebiyle büyük önem taşıyor. Dolayısıyla SDG ile Esad Deyrizor’un tamamını alabilmek için bir yarış içerisindeler.

Nitekim Suriye Ordusu Deyrizor’a ilerlerken SDG’den de, çok yakın zamanda Deyrizor operasyonuna başlanılacağı açıklamaları geldi.

SDG’den önce Deyrizor’a giren ve Issam Zahrettin’in yıllardır direnen kuvvetleriyle buluşan Suriye Ordusu’nun, Fırat’ın kuzeyine geçip geçmeyeceği önemli bir soru.

Rusya ile ABD arasında yapıldığı iddia edilen anlaşma gereği Suriye Ordusu’nun Fırat’ın kuzeyine çıkmayacağı söylense de, anlaşmanın ne kadar geçerli olacağı belirsiz.

SDG ve ABD cephesinden yapılan açıklamalar, Suriye Ordusu’nun önünün kesilmesinin güçlü bir ihtimal olduğunu gösteriyor.

Bu durumda yıllardır çatışmadan kaçınan iki taraf bu sefer karşı karşıya gelebilir. Zira Esad, IŞİD sonrası döneme geçilirken, Kürtlerin varlığı ile ilgili yorum yapmaktan ziyade, Suriye ulusal kimliğini vurgulayarak olası çatışmaya yönelik bir meşruiyet çabası güdüyor.

İdlib, Astana’ya bağlı

İdlib’e sıkışan cihatçı grupların arasındaki çatışmalar duruldu ve El-Kaide’nin Suriye kolu El-Nusra İdlib’in çoğunluğuna hâkim duruma geçti.

Esad’ın Deyrizor’dan sonraki hedefi olan İdlib, gerek cihatçı grupların gücünün ciddi boyutta olması gerekse coğrafi açıdan bir takım zorluklar barındırıyor. Bundan dolayı Rusya’nın Suriye Ordusu ve İran’a bağlı güçlere destek vermesi gerekiyor. Rusya ise İdlib’te Türkiye’ye bir rol vererek minimum kayıp; Suriye meselesinde de Türkiye’yi ABD’den kopartarak Suriye’de artan İran nüfuzunu dengelemeyi amaçlıyor.

Öte yandan bu operasyonun gerçekleşmesinde Astana görüşmeleri belirleyici olacak. Görüşmelerin yapılacağı altıncı turda katılımcıların Humus ve Doğu Guta’ya ek olarak İdlib’te de çatışmasızlığa uyacağı haberleri, operasyonun Deyrizor operasyonuna bağlı olarak ilerleyeceğinin sinyallerini veriyor.

Genel olarak tabloya baktığımızda Esad’ın zaferlerinden bahsetsek de, tam anlamıyla Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlandığı bir “zafer” elde edilmiş değil. Suriye’nin kuzeyi ve İdlib gibi alanlar halen belirsizliğini korurken, buralarda konumlanan güçlerin gerek diplomatik gerekse de askeri çözüm arayışları Şam’ın zafer için epeyce emek harcaması gerektiğini gösteriyor.

Share on Facebook10Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir