Suriye’de savaş sıcaklığını koruyor – Hasan FERAMUZ

İdlib ve Soçi’deki açılış hamleleriyle yeni dönemi başlayan Suriye’deki savaş, artan hamle sayısı ve azalan hamle süresiyle giderek hızlanıyor. Bu hızlanmada sahnedeki görünürlüklerini arttıran küresel güçler, Rusya ve ABD’nin payı büyük.

Rus diplomasisi

Suriye’ye giriş yapan ilk küresel güç Rusya, post-IŞİD sürecinde ağırlık verdiği “diplomatik” hamlelere devam ediyor.

Astana ve Soçi’den sonra İran ile Türkiye’yi Ankara’da bir araya getiren Rusya, iki bölgesel gücü “hâlâ” kontrol edebildiğini gösterdi. Fakat Ankara buluşmasının ardından İran’ın; “Türkiye Afrin’den çekilsin”, Türkiye’nin “Esad’lı çözüm olmaz” açıklamaları bu kontrolün sınırlılığını gösteriyor.

Rusya ise bu sınırlılığı “rüşvet” diplomasisi ile çözmeye çalışıyor. Doğu Guta karşılığında Afrin’i veren Rusya, şimdi ise Cisr eş-Şuğur pazarlığında. Rusya bu pazarlık karşılığında Türkiye’nin İran ve Suriye güçlerinin karşısına gözlemci noktalarını kurmasına izin vermiş durumda. Böylece hem İran ve Suriye’yi dizginlemeyi hem de Türkiye’nin Suriye bataklığında kendisine daha da bağımlı olmasını hedefliyor.

Diğer yandan Rusya, cihatçı çeteleri İdlib ve Kuzey Suriye’ye toplayarak; Esad’a yönetebileceği “kılçıksız” bir Suriye, Türkiye’ye neo-Osmanlı hayallerini tatmin edebileceği bir parça toprak, Rus halkına da olabildiğince az askeri zararla dünya gücü olabileceğini sunmuş oluyor. Herkes “memnun”.

ABD ateşi harlıyor

ABD ise savaşın başından beri uyguladığı “sıcak savaş” politikasını ısıtıp ısıtıp ortaya koymaya devam ediyor. Bölgesel güçlerin finanse ettiği vekil güçlerle başlayan sürecin nihayete ermemesi üzerine bizzat sahaya inen ABD, sahadaki ateşi tekrardan harlamak üzere…

Trump’un “Suriye’den çekileceğiz” açıklaması, başkanın kendisi dışında dikkate alınmamakla birlikte ABD ve müttefiklerinin Suriye’deki askeri varlığı daha da arttı. Daha önce Irak işgalinde İngiltere’nin üstlendiği yardımcı rolü bu sefer Suriye’nin eski hamisi Fransa üstlendi. Yüzlerce asker ve tonlarca mühimmatını Menbic’e gönderen Fransa Libya’dan sonra Suriye’de de vahşetini sergilemek için sabırsızlanıyor.

Son olarak T4 hava üssünü vuran İsrail de Fransa’dan geri kalmak istemediğini ortaya koyuyor. Bütün bunların finansmanını sağlamak için petro-dolarlarını gözünü kırpmadan “feda eden” Suudi Arabistan ise silahların patlamasını neşeyle bekliyor.

Eller tetikte

Yapılan anlaşmadan dolayı Doğu Guta’daki son kent Duma’dan çıkan cihatçıların “hayvan” (bu tabir Trump’a ait) Esad tarafından kimyasal silahlarla vurulduğu iddiası, ABD ve müttefikleri için tam da istedikleri türden bir işaret fişeği. Nitekim İsrail’in doğrudan saldırıya geçerek, domino etkisini başlatmış durumda. Bu etkinin nerede duracağı veya ilerleyeceği ise Rusya’nın vereceği tepkiye bağlı olacak.

Afganistan tecrübesinden dolayı sıcak çatışmayı olabildiğince asgaride tutup diplomasinin ince hamleleri üzerinden yürüyen Rusya’nın da eli tetikte… Çubuğu sıcak çatışmaya döndürdüğü takdirde savaşın küresel düzeye sıçrayacağının farkında olan Rusya’nın caydırıcılığını ortaya koyacağı öngörülebilir. Fakat bu da savaşın bölgesel güçler düzeyinde sıcaklığını koruyarak devam edeceğinin de göstergesi olacaktır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir