T.O.T.T. ya da Pompadour için briyantin “How far can too far go?”* – Servet İnandı

Share on Facebook37Tweet about this on Twitter

İnsanın ve tarihinin evrende bıraktığı işaretleri birbirinin benzeri, ardılı olaylar geçmişi şimdiye, şimdiyi geleceğe aktaran hikayeler zaman şeridinde izler bırakırlar.

“Anlatılan senin hikayendir” ve her hikayenin ve anlatıcının dili, sesi, tarzı ile kendinden başkalaşarak zamanın rengi, kılığına dönüşür. Yeniden ve yeniden…

“Gerçekler, hikayemize uysun diye eğip bükeriz, zekamız yoluyla deneyimi yeniden işleriz” der Proust. Aklı selim, zihni açık okur, izleyici, dinleyici zeka ve yetenekle yeniden işlenmiş deneyimle yorumlanmış hikayeleri tanır ve teslim olur.

Bir kulağımızdan girip diğerinden çıkmaz, işimize işler. Yine iyi okur bilir ki, zamanın neresinde geçerse geçsin, “anlatılan O’nun hikayesidir.”

Thomas Ott

Thomas Ott 1966’da Zürich’te doğar. Grafik tasarım eğitim alır. Bitirme tezi olan ilk animasyon filmi “La grande illusion/ Büyük illüzyon” ile dehasının parıltılarını gösterir.

Eğitim hayatı ardına 1989’da Paris’e yerleşir ve orada kendi özgün üslubunun temellerini atarak “Scratch Art” tekniği ile çizgi romanlar ve illüstrasyonlar çizer. Fransa’nın bağımsız yayıncılarından L’association İsviçreli sanatçının eserlerini yayımlar.

1993 yılında Claude Luyet ile ortak animasyon filmi “Robert Creep/Bir köpek hayatı” Solothurn film festivalinde ödül alır.

Sanatın bir dalıyla ilgilenirken, diğerlerine kayıtsız kalamayan her gerçek sanatçı gibi sinema, çizgi roman üretimlerinin yanı sıra 1986’da kurduğu Rock N’roll grubu Playboys ve Beelzebub’da şarkılar söyleyerek müzikler yapar.

OTT çizgi romanları

Karanlığa attığı çiziklerle katıksız Noir çizgi romanlarında sözcüksüz metinlere yer vermeden tamamı resimlerle anlattığı kendi evrenini oluşturur.

Fransız underground çizgi romanı öncülerinden Marc Card, Pascal Doury, art Spielgelman, Charles Burns gibi ustalardan etkilendiği görülür.

Thomas Ott, çalışmalarının tamamını siyah kağıtları kazıyarak Scratch art tekniğiyle ustaca uygular.

Ott, acıklı hikayeler, kırık kalpler yitirilmiş hayaller, umutsuzlar, katiller, cadılar, sahte peygamberler, intiharlar, hayata küsmüşler, tüm kaybedenleri hikayelerinde ele alır.

Bir cerrah gibi karanlığı ve gölgesini derin neşter darbeleriyle hayatın kötücül, kanayan tüm yaralarını daha da derinleştirir.

Sanatında edebiyat, çizgi roman ve Rock N’roll’un etkileriyle ironi ve modernizmi gerilimli pop klişelerini yeniden yorumlayarak eserlerine yansıtmayı başarır.

Dediği gibi, çok ileri, ne kadar ileri gidebiliriz karanlıkta. Karanlık, daha ne kadar karanlık olabilir?

 

* Çok ileri, ne kadar ileri gidebiliriz?

Share on Facebook37Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir