Tunuslu emekçiler “isyana” devam diyor – Hasan Feramuz

Arap coğrafyasının ve Orta Doğu’nun direniş ve isyan dolu tarihinin öncülerinden olan Tunus halkı, yeni dönemin de ilk tohumlarını atıyor. Son 3 ayda kitlesel katılımın olduğu iki grev gerçekleştiren Tunuslu emekçiler, üçüncü bir grevle halkın öncülüğünü yapmaya kararlı olduklarını gösteriyorlar.

Kitlesel iki grev

Tunuslu emekçilerin öncülüğünün gücü ise tarihinden geliyor. Fransız emperyalizmine karşı bağımsızlık mücadelesinin en önemli örgütü 1946’da yılında işçiler tarafından kurulan Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT) idi. Bu sendika 1956’da bağımsızlığın kazanılmasının ardından da mücadelesini sürdürmüş ve 26 Ocak 1978’te gerçekleştirdiği genel grev ile Tunus’un ilk cumhurbaşkanı Habib Burgiba’nın liberal politikalarına karşı koymuştu.

Hükümetin IMF ile yaptığı 2,8 mlyar dolarlık anlaşma doğrultusunda özellikle kamu emekçilerinin maaşlarına yapılacak zam konusunda “kısıntıya” gitmesi,  UGTT öncülüğünde emekçilerin ayağa kalkmasına neden oldu. UGTT’nin çağrısı sonucunda, 22 Kasım’da yaklaşık 700 bin kişinin katıldığı bir günlük uyarı grevi ve ardından 17 Ocak’ta yaklaşık 650 bin kişinin katıldığı genel grev gerçekleştirildi. Bu iki grevde de bütün devlet daireleri kapatıldı,  okullar tatil edildi ve Tunus’ta yaşam tam anlamıyla durduruldu.

Hükümet “uzlaşmıyor”

Tunus hükümeti ise bu grevlere karşı uzlaşmaz tutumunu sürdürüyor. Kamu emekçilerine ödenen maaşın “yüksek” olduğunu ve bundan dolayı zam yapılmaması gerektiğini söyleyen IMF’ye kulak veren hükümet, zam yapmama konusundaki ısrarını sürdürüyor.

Fakat son 3 yılda alım gücünün yüzde 40 düştüğü, enflasyonun yüzde 5’ten yüzde 8’e çıktığı Tunus’ta emekçilerin zam almama gibi bir “lüksleri” yok. Bu yüzden direnişi sürdürme kararı alan UGTT, 20-21 Şubat’ta iki günlük grev çağrısında bulundu.

İktidar sarsılıyor

Her ne kadar hükümet bu grevleri görmezden gelerek atlatmaya çalışsa çatlaklar oluşmuş durumda. Meclisin en büyük partisi Nida Tunus, blok halindeki istifalar sonucunda ikinci parti oldu. Birinci parti durumuna gelen İslamcı Nahda Partisi’nin lideri Raşid el-Gannuşi de grevlere destek vererek iktidara yerleşmenin hesabını yapıyor.

Öte yandan sol, sosyalist, demokrat örgütlerin oluşturduğu ve mecliste 15 vekilliğe sahip Tunus Halk Cephesi’nin sözcüsü Hamma Hammami hükümet devrilene kadar grevlerin sürdürülmesi çağrısında bulunmakta.

Dolayısıyla Tunuslu emekçiler şimdiden siyasi iktidarın kurulu dengesini sarsarak başka bir olasılığın olabileceğini işaret etmekteler. Bu yüzden 20-21 Şubat’taki grev öncelikle Tunus emekçileri olmak üzere savaş girdabına hapsedilmek istenen Orta Doğulu emekçiler için de büyük önemini taşıyor. Tunus’ta emekçilerin söyleyeceği sözün, tekrardan Arap coğrafyası ve Orta Doğu’yu baştan başa sarması olasılığı hiç de düşük değil.

 

Leave a comment

Your email address will not be published.


*