Turnikeler Evet’e kapalı! – HATİCE GÖZ

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yıllardır üniversitelerde haykırdığımız eşit, parasız ve anadilde eğitim talepleri tam da şu süreçte yankı bulacaktır. Yıllarca okuyup dershanelere, yurtlara, yemeğe para ödeyen ve sonuçta hem niteliksiz hem de işsiz kalan gençlik aslında ne istediğinin farkında.

Neden hayır dediğimizi bildiğimiz kadar neye evet dediğimiz de oldukça önemli.

Giderek niteliksizleşen ve artık yapboza dönen ve parçaları dahi kaybolan eğitim; aynı zamanda büyük bir gider kalemi. Her yıl açıklanan bütçede genelde en alt sıralarda gördüğümüz eğitim harcamalarının yansımasını sürekli gelen yemekhane, kantin ve otobüs zamlarından hissedebiliyoruz. Üniversite bitince ödemek zorunda olduğumuz kredileri ödeyemediğimizde işsiz olduğumuz da çarpıyor yüzümüze aslında.

Nasıl bir üniversite?

Hayır demek, parasız ve nitelikli eğitim için evet anlamına geliyor aynı zamanda. Yemekhanelerdeki yemeklerin sağlıklı olduğu ve denetlendiği; ulaşımın ücretsiz olduğu; yurtların barınmaya uygun ve güvenli hale geldiği üniversiteler bize hiç de uzak değil.

Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinde yetişmiş, nitelikli ve alanında yetkin yüzlerce akademisyenin; atıldığı, uzaklaştırıldığı, gözaltına alındığı ve bir biçimde baskıya uğradığı kampüslerde artık bilimsel bir hava estirmek, akademinin dilini geliştirmek ve bu gelişmeyi halka açık hala getirmek bizi istediğimiz özgür, bilimsel ve halka açık üniversitelere götürecektir.

Üniversiteye gelene kadar düzey olarak çok farklı eğitim almış tüm öğrencilerin aynı sınava girdiği sonra da hiç istemediği bölümleri hiç düşünmediği şehirlerde okumak zorunda kalan öğrencilerin sayısı gün geçtikçe çoğalıyor. Gençliğimizin tüm enerjisini sınavlara ve test kitaplarına gömen sistemi kökten değiştirmenin hayalini kurmanın tam da zamanıdır.

Kampüslerden HAYIR sesi yükselecek

Başkanlık sisteminin oylanacağı referandum nisan ayında yapılacak. OHAL sürecinde böyle bir oylamanın meşruluğu bir tarafa bunun Erdoğan rejimi için son kapı olduğunu/ olabileceğini görmek gerekiyor.

Kritik kesim olarak kadın ve gençlerin belirlenmiş olması tesadüfi değil. Gençliğin potansiyelinin ve hayır nedenlerinin fazla olduğunun farkında iktidar. Buralardan baktığımızda vereceğimiz cevabın iki şıktan birini seçmekten çok daha derin bir anlama sahip olduğunun farkındayız.

Kampüslerden ve kadınlardan, örgütlü ve planlı bir biçimde hayır çağrılarının gelmesi, bunlara gelen baskılar- gözaltılar ve çektiği tepki, sürecin ne kadar kızıştığının kanıtı.

Gençlik, Gezi’de sokakları doldurduğu enerji ve duvarlardaki yaratıcı mizah; baskılara, patlamalara inat susmayan isyan; hocalarını, kampüslerini korumak için gösterdikleri müthiş dayanışma ile hayır cevabına hazırlanıyor.

Fakülte fakülte yükselecek HAYIR’lar, kadınların hızla ve tarihsel birikimle yapacağı HAYIR çağrısı, ekolojistlerin, LGBTİ bireylerin yükselen isyanları sandıklardan ne çıkacağını anlatıyor bize.

Gezi’nin rövanşını nisan ayında alacağız. HAYIR diyecek, hesap soracak ve Hayallerimizden asla vazgeçmeyeceğiz!

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir