Yaşamın her hücresini örgütlemeye! – Pelin KAHİLOĞULLARI

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Kaos ortamına gidişin hızlandığı bu siyasal atmosferde, iktidar tarafından yaratılmaya çalışılan korku ve panik havasının karşısında kitleler nezdinde mücadele seçeneği şekilleniyor.

Patlatılan bombalar, yapılan gözaltı ve tutuklamalarla sindirilmeye çalışılan kitleler, içine girdiğimiz bu referandum süreciyle beraber  hızla  politize olmaya başlıyor. 7 Haziran seçimlerindeki kadar olmasa da toplumsal dinamikler  sözünü söylemeye,çıkış yapmaya çalışıyor.Bu süreç devrimci kadrolar açısından da kitlelerin örgütlenmesi ve yaşamın inşasında altın bir fırsat olarak duruyor.

Zorlanmayı aşma

Yaşanan krizin derinleşmesiyle beraber iktidar, saldırılarını çok yönlü bir biçimde yoğunlaştırıyor. Kendisine dönük gerçekleşecek her türlü muhalefetin önünü kesmeye çabalıyor, her türlü baskı ve denetim yöntemini uyguluyor. Fakat buna rağmen ne metal işçilerinin fiili grevini ne de kadınların çıkışını engelleyebiliyor.

Devrimci kadrolar ise, nesnel koşulların zorlamasından öte kendi kişisel sınırları içinde yaşadığı sınırlılıklar tarafından zorlanıyor.Birçok imkanın aynı anda devrede olması ve aynı anda farklı taktik hamleleri gerektirmesi devrimci kadrodan emek-yoğun bir çaba talep ediyor. Bu çaba, ancak kesintisiz bir dinamizm -sağlam bir vücut ve sağlam bir bilinç- ile şekillenebilir.

Politik yetkinlik

Ateş hattındaki kurmaylar olan devrimci kadrolar, “günlük pratiğini” fetihçi bir ruh ve iktidarı alma savaşçılığıyla yürütmelidir.Yapılacak işlere, teknik-yapılması zorunlu bir görev olarak bakma,  zaafları üstünkörü geçiştirme ve derinliğine kavrayamama gibi durumlar kabul edilemez.

Yaşamı değiştirme iddiasında olan devrimci kadrolar için yapamama-yapmama, gücü yetememe, tekrar tekrar aynı hatalarda bulunma ya da yönünü kestirememe ciddiyetten ve ortaya konan iddianın büyüklüğünden uzaktır.

Her seferinde okula yeni başlamış bir çocuk gibi ne yapacağını bilememe, şaşkın şaşkın etrafı seyretme ve gelip bir öğretmenin nasıl ve nereye yöneleceğini yönlendirmesini bekleme haline benzer bir duruş, kadronun iradesini güdükleştirir. Devrimci pratik içerisinde yer almasını engeller.

Devrimci kadrolar,  sınanmış deneyimler ışığında öngörülü bir pratik sergiler ve çok yönlü bir kişilik geliştirebilirlerse mücadelenin ve toplumsal dinamiklerin öncüsü haline gelir.

Koparıp alma

Devrimciliğin özü, verili olanla yetinmeme, dayatılan koşulları kabul etmeme ve kendi yaşama perspektifini ortaya koymaktır. İşte devrimci kadronun attığı her adım, bu iddianın gerçekleştirilmesi üzerinden şekillenir.

Devrimci kadro “nasıl yapacağı” noktasında ısrarla denemelerde bulunan ve sonuç alan, yaratıcı ve kendini durmaksızın yenileyen bir kişilik geliştirdiği ölçüde başarı kazanır. Bu dinamik kişilik, yeni alanlar açar ve var olan alanları derinleştirir.

Yapılan işte tempo kaybedip oyalanan, işin kendisinde yoğunlaşmayıp etrafında dolaşan ve olmamanın ya da yapamamanın mantıki gerekçelerini üreten değil, hedefine kilitlenen ve onu yaratıcı hamlelerle bütün engellere rağmen adım adım inşa eden ve kalıcı olabileceği bir zeminde konumlandırabilen kadrolar, mücadelede zafer kazanır.

 

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir