Yerel Seçimlere Giderken Kadınlar – Deniz Uslu

Ekonomik kriz giderek derinleşiyor. Etkilerini; haksız yere işten çıkarmalarda, elektrik-su-doğalgaz ve bilumum yaşamsal ihtiyaçlara yapılan zamlarda, yoksulluk sınırının altında belirlenen asgari ücrette görüyoruz.

Öte yandan tüm bu hukuksuzluklara ve zorlu yaşam koşullarına karşı gerçekleşen irili ufaklı, süreli süresiz direnişleri de görüyoruz.

Bir yandan da krizde olan ataerkil kapitalizm kadınları, ücretsiz bakım emeğine daha fazla hapsetmeye çalışıyor, kamusal alanda emeğini daha fazla sömürüyor, haklarına saldırıyor.

Kadınlar açısından çetrefilli geçen 2018’de 440 kadın öldürüldü. Ekonomik krizle birleşen erkeklik krizi kadınların yaşamını alt üst etti ve dahası kadınların yaşamlarına mal oldu. Şiddetin haddi hesabı yok.

Bu zihniyetle hesaplaşabilmek ve sorunları çözüme kavuşturabilmek açısından çeşitli mücadele araçları gerekiyor.

Yerel yönetimler

Ülkemizde seçimlerin toplum gündemine üst-erkek-egemen-kapitalist akıl tarafından atıldığını, sadece kazanmanın ve daha fazla güç almanın hedeflendiğini, yerel yönetim iktidarıyla daha fazla hâkimiyete ve ranta odaklandığını biliyoruz.

Lakin tüm çıkar çatışmaları, hileler ve güvenlik zaaflarına rağmen yerel seçimleri kadınların taleplerini yükseltebileceği bir araç olarak görmeliyiz.

Yaşam alanlarının ve oralarda ortaya çıkan sorunlara karşı çözüm üretebilme; özel ve kamusal alanları yaşanabilir yerlere dönüştürme, bu alanlar üzerinde söz sahibi ve karar alıcı olabilme iradesinin kazanılması gerekiyor.

Bu iradenin günümüzde şekillendiği mecralardan bir tanesi de yerel yönetimlerdir.

Kadınlar bu sürecin neresinde?

Kendisini siyasal alanlarda var etmek isteyen kadılar, tam olarak kendisine hitap etmese de bir partiyi tercih ediyor ve bulundukları partilere özellikle seçim zamanı sokak sokak, ev ev gezerek emek veriyorlar.

Peki sokaklarda, mahallelerde, parti binalarında verilen bunca emeğin karşılığında kadın temsiliyeti nasıl?

TBMM’de 596 milletvekilinden 104’ü kadın. Yani yüzde 17.

Tüm belediye başkanlarının yüzde 2.86’sı ve muhtarların da yalnızca yüzde 1.34’ü kadın.

Bu vahim tablo karşısında yapılması gereken ortada: Siyasette kadının eşit temsilinde ısrarcı olmamız şart. Yerel yönetim mekanizmalarını kadınların renginin, sözünün yansıdığı yerlere çevirmeliyiz.

Yerel yönetimlerin kilit noktaları olan muhtarlıklar, meclis üyelikleri, il-ilçe belediye başkan adaylıklarına göz koymalıyız.

Peki, neler olabilir?

Kadınların içerisinde yer aldığı yerel yönetimlerin varlığı kadar uygulamaları da önemli. Peki biz kadınların yerel yönetimlerden beklentileri neler?

Kadının görevi diye atfedilen yaşlı-engelli-çocuk-hasta bakım hizmetinin ortak sorumluluk kapsamına alınması amacıyla her mahalleye ücretsiz kreş, engelli, hasta ve yaşlı bakım evleri açılmalı.

Kadını sosyal, kültürel ve mesleki açıdan geliştirebilmek amacıyla, “dikiş-nakışa” sıkışmayan, sporda erilleşmeye karşı düzenlemeler barındıran semt merkezleri açılmalı.

Sokak güvenliğini sağlamak için aydınlatmalar arttırılmalı ve kaldırımlar iyileştirilmeli, şehir içi toplu taşıma araçları gece saatlerinde kadınların istedikleri noktalarda durmalı.

Pazar alanları artmalı, ucuz ve kaliteli gıdaya erişim desteklenmeli.

Kadının hayatını korumayı ve yaşam kalitesini düşürmemeyi hedefleyen, gerçekçi kapasitede kadın sığınma evleri açılmalı.

Her mahalleye kadınların sosyal, yaşamsal problemlerinde yanında olacak, hukuki ve psikolojik destek sağlayacak kadın danışma merkezleri ve şiddet önleme-izleme merkezleri açılmalı.

Kız öğrencilerin eğitim hakkına erişimine destek ve teşvik çalışmaları yapılmalı, çocuklara ücretsiz eğitim verilmeli.

Göçmen kadınların ulaşabileceği erişimi kolay, etkili ve yetkili mekanizmalar kurulmalı.

Sağlık ocakları geliştirilmeli, sağlık hakkına ücretsiz ve kolay erişim sağlanmalı.

Tüm mahalli idarelerde düzenli olarak toplumsal cinsiyet eğitimleri verilmeli, fermuar kotası uygulanmalı.

Yerel kadın meclisleri

Bunlar mahalleyi, ilçeyi ve ili kadınlar açısından daha yaşanılabilir kılacak uygulamalardır. Bunların yanında ve esasen sürece, ilerlemeye müdahil olabilecek Yerel Kadın Meclisleri oluşturulmalıdır. Mahalli İdarelerde oluşturulacak Yerel Kadın Meclisleri, kadın örgütleriyle bakışımlı ilerleyerek, doğrudan talepler yöntemiyle, resmi kurumlar ile kadınlar arasındaki sınırları kaldırmaya yarayacak, kadınların yaşam alanları hakkında söz sahibi olmasının önünü açacaktır.

Bu mekanizmaların işletilmesi günümüz Türkiye’sinde son derece önemli ve elzemdir.

Kadınlar üzerlerine atılmış karanlık örtüyü savuşturabilmek için, bulundukları her yerden bu mekanizmaları üretip, dâhil olup geleceklerini örgütleyebilmelidir.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*