Zafer kazanıldı, peki ya sonrası? – Kenan Dağaşan

Erdoğan başkanlık sistemine kavuştu. Uzun süredir fiilen yürütülen geniş yetki ve otoriterlik yasal zemine kavuştu. Olağanüstü hal artık “olağan” bir hale, süreklileşmiş bir yasal sistem haline geldi.

Şimdi AKP/Erdoğan iktidarının bu geniş yasal yetkilerle, içerisinde debelendiği sorunlar/krizler yumağından çıkıp çıkmayacağı merak konusu. Zira seçim akşamı ve sonrasındaki psikolojik belirtilere bakılırsa AKP/Erdoğan iktidarının tümünün bir yorgunluk içerisinde olduğu gözleniyor.

Dile kolay 16 yıl boyunca adrenalini hiç düşmeyen, hep yüksek gerilimde seyreden bir iktidar dönemine şahit olduk. Devlet içi operasyonlar, darbeler, ihanetler, devleti paylaşım savaşları vb. gibi büyük kopuşlar yaşatan olaylar yaşandı.

Doğal sınırlar mı?

AKP/Erdoğan bugüne kadar bu savaşlarda karşısına çıkan sorunları bir şekilde ya çözdü, ya da onları gelecek zamana öteleyerek yol alabildi. Ama her iktidarın bir kapasitesi, bir doğal sınırı vardır. Erdoğanist iktidar kaderin bir cilvesiyle iki zirveyi aynı anda yaşıyor. Birincisi rejimine anayasal statü kazandırarak ulaştığı devasa yasal zemin. İkincisi ise buna karşıt olarak içerisinde boğuştuğu çeşitli krizlerin şimdiye kadarki en yüksek zirvelere ulaşması.

Şimdi büyük istikrarsızlık dönemiyle karşı karşıyayız. Seçimlerden hemen sonra yaşanan gelişmeler ve açıklanan kabine bunun bir göstergesi.

Zoraki sevgililer

Yerli ve küresel sermaye açısından en önemli bakanlıklardan olan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na alışıldığı gibi bir sermaye “memuru” değil, Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak atandı. Bu gelişmeden önce 703 Nolu KHK ile Merkez Bankası kanunu değiştirilmişti. Merkez Bankası’nın sermaye kontrolünden iyiden iyiye cumhurbaşkanının kontrolüne kaydığı bu değişiklik ve yeni bakan ataması “sermayenin endişelerini” arttırmışa benziyor.

Daha fazla özerklik isteyen sermaye güçleri ile “her şeyi ben kontrol edeceğim” demekte ısrar eden çiçeği burnunda partili cumhurbaşkanının evliliği mutsuz başladı. Şimdi Erdoğan’ın sırtında büyük bir yük var. Sermayenin özerkliğini daraltan her adımında piyasanın kamçısını sırtında hissedecek.

MHP ile ortaklık

Erdoğan, son zamanlardaki tökezlemesine ve güç kaybına karşı seçim ittifakı formülünü geliştirmiş ve iktidara ancak MHP’nin koltuk değnekliği yapmasıyla yürüyebilmişti. Ama görünen o ki MHP ile Erdoğan arasında zaman zaman yükselecek gerilimler açığa çıkacak.

AKP’nin mecliste salt çoğunluk elde edememesi kendi elini zayıflatan bir durum. Bu durumda MHP ile belli uzlaşılar geliştirmesi gerekir. O MHP ki, ABD’nin Türkiye siyasetine müdahale aracı olan ve her daim CIA direktifleriyle yol yürüyen MHP. Bu durumda Erdoğan’ın sırtına inmesi muhtemel ikinci kamçı MHP olacak.

Sorunlar yumağı

Erdoğan’ın düşen oy desteği, ekonomideki gelişmelere bağlı olarak ayağının altındaki toprağın kaydığını gösteriyor. İçerisinde bulunduğu büyük güç savaşı kendisini epey hırpaladı üstelik.

Bir yandan MHP ile, bir yandan sermaye ile, bir yandan halk güçleri ile, bir yandan devlet içi diğer fraksiyonlarla itiş kakış yaşıyor. Parti il ve ilçe teşkilatlarında özellikle seçim sürecinde yükselen homurtuları da not etmek gerekir. 24 Haziran Erdoğan/AKP’nin sorunlarının çoğunu çözemedi.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir