21. Yüzyıl Devrimci Komünist Öznesinin İnşası İçin 21-22 Ağustos’ta TÖP Konferansı’na!

Yeni bir dönemin kapıları aralanıyor.

Eski dünya yıkılıyor, yenisi ise henüz kurulabilmiş değil. Kapitalizmin boyaları dökülürken, yaşamak için sosyalizmin tek çare olduğu gerçeği bir zorunluluk olarak kendini dayatıyor.   Ekonomik kriz, ekolojik kriz, milyarlarca insanı temsil etmekten uzak temsil krizleri, pandeminin yarattığı devasa yıkım… Milyarlarca insanın kaderine terk edildiği kapitalist vahşet dünyasında ezilenlerin kendilerine dayatılanı reddetmesi ve kendi alternatiflerini yaratması meşrudur.

İşte parti konferansımızı bu meşruiyette topluyoruz. Kapitalist yıkıma karşı sosyalist bir alternatif kurma iddiamızı büyütüyoruz.   Konferansımız, işçi sınıfının sermaye sınıfına karşı verdiği mücadelenin buluşma alanıdır. İşçi sınıfının küresel düzeydeki gelişimi ve yayılımı bizlere 21. yüzyıl sosyalist devriminin yeni imkânlarını yaratıyor. Bu imkânların peşine düşme serüvenimizin bir ara durağı olarak toplayacağımız konferansta işçi sınıfının öncü devrimci partisi olma iddiamızı ortaya koyacağız.  

Emekçiler, yoksullar konferansta buluşuyor. Üretim kapasitesi gitgide artıyor ama tüm zenginlik bir avuç zenginin elinde toplanıyor. Kapitalizm dünya halklarının elinde ne var ne yoksa alıyor, zenginler bu soygun düzeninin indinde ceplerini şişirirken, bizleri yoksullaştırıyor, açlığa ve sefalete mahkûm ediyor. “Yoksulluk kader değil soygundur” diyenler konferansta buluşuyor. Konferansımız kapitalizmin dünya halklarına sunduğu savaş silsilelerine karşı barışı savunanların buluşma alanıdır. Kapitalizmin yapısal krizinin yol açtığı hegemonya krizi, dünyayı küresel güçlerin savaş alanına dönüştürdü. ABD ve AB gibi egemen güçler, sundukları gelişmiş silahlar ve yağdırdıkları bombalarla ölüm saçıyorlar. Kriz derinleştikçe de savaşı daha da yayıyorlar. Kapitalizmin savaşına karşı halkların barışını savunanlar konferansımızda buluşuyor. Konferansımız kapitalizmin yol açtığı göç krizine ve göçmen düşmanlığına karşı mücadeleyi yükseltenlerin buluşma alanıdır. Kapitalizm yol açtığı savaşlarla milyonlarca insanı evsiz, yurtsuz bırakmakla kalmıyor, dünyayı hammaddeden ibaret gören sermaye aklının yarattığı ekolojik kriz ve yoksullukla da göç krizini derinleştiriyor. Konferansımız kadınların patriyarkaya ve kapitalizme karşı yürüttükleri mücadelenin buluşma alanıdır. Dünya genelinde yükselen kadın hareketi, kadınların kendi yaşamlarını ellerine alma serüvenlerinin toplumu köklü bir değişime zorladığını gösteriyor. Bu değişimin özneleri olan kadınlar konferansımızda buluşuyor.   Gençler konferansta buluşuyor. Akademik ve demokratik eğitim mücadelesi Boğaziçi direnişi ile yeni bir aşamaya girdi. Boğaziçi direnişiyle gençler, yeni bir demokratik mücadele programının işaretlerini vermeye başladılar. Konferansımızda bu mücadele programını daha ileriye taşımanın imkânlarını tartışacağız. Konferansımız ekolojistlerin buluşmasına ev sahipliği yapacak. Doğal varlıkları sınırsız kâr kaynağı olarak gören sermaye aklına karşı örgütlenen ekolojistler, ekolojik bir sosyalizmi kurmak için konferansta buluşuyor. Heteronormatif dünya, LGBTİ+’ları yok sayıyor, eziyor, katlediyor. Ama nefrete inat yaşam bir direnişe dönüşüyor. Direnişi büyüten LGBTİ+’lar konferansa güç katıyor.

Kapitalizm sarsılır, eski ve köhnemiş düzen yıkılırken, yeni ufukta parıldıyor. Konferansımız ufukta parıldayan yeninin çağrısıdır. Mafya ve patron iktidarına karşı; yeni bir yaşamın mayasını birlikte karma, emekçilerin ve halkın iktidarını kurma çağrısıdır. 

© 2020 Toplumsal Özgürlük Partisi