Makaleler
Makaleler

Dağın ardındaki denizi görebilmek – Pelin Kahiloğulları 

Dünya çapında yükselen faşizan iktidarlar, kendi zeminlerini şatafat,baskı ve şiddet üzerinden güçlendiriyor. Toplumu bir arada tutan paylaşma,dayanışma ve güven gibi değerler giderek aşınıyor. Tarihsel ve toplumsal bellek hızla zayıflıyor. İçinde yaşadığımız dönem, aynı anda birbiriyle çelişen birçok gerçekliği barındırıyor. Bir tarafta toplumsal çözülme ve çürüme derinleşirken diğer tarafta ise parçalı ve kendiliğinden bir biçimde toplumsal güçlerin özellikle kadınların ve işçilerin hareketliliği devam ediyor. Siyaset ve koşullar 24 Haziran seçimlerinin ardından iktidar, yasal...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Devrimci yaşamda kendine odaklanma – H. Arıkuşu

Devrimci yaşam ve mücadelede bireyin en önemli değerlerindendir, kendine odaklanma. Bir bakış açısı ve bir yöntemdir aynı zamanda. Devrimci bireyin hayatın her anında, zorlukta kolaylıkta, iyilikte kötülükte olayları, yargılama biçimi, görerek anlam üretme sürecidir. Devrimci kadro en büyük gücü kendinden, kendine güvenden alır çünkü. Bu bencilce bir bireysellik değildir. “Her koyun kendi bacağından asılır” türünden bir burjuva felsefesi hiç değil. Kendine odaklanma; sorumluluk, toplumsallık ve örgütlülük bilinciyle pişen devrimci bireyin...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Krizden halkçı çıkış: meclisler – Pelin Kahiloğulları

Döviz kurundaki dalgalanmayla kendini gösteren kapitalizmin krizi kapıları çalmaya başladı. Erdoğan, "manevra yeteneği" sayesinde döviz krizini, Rahip Brunson üzerinden "dış güçlerin ülkemize müdahalesi, emperyalizme karşı milli mücadele, düşman saldırısı" söylemleriyle gizledi. Krizin yaratacağı öfke iktidar tarafından şimdilik içerilmiş oldu. Tersine, bazı çevrelerde de, kapitalizmin kendi krizini aşarak toparlanma imkânı olmadığı iddiası ve ekonomik krizin derinleşmesiyle Erdoğan'ın iktidardan kendiliğinden düşeceği yanılsaması oluştu.  Emekçilere yoksulluk, patronlara kâr Kriz ilk etapta döviz kuru...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Stratejik kişilik ve hakiki duruş – H. Arıkuşu

Stratejik kişilikte ısrar eden devrimci, kendini kendi zamanında ve tarihselliğinde konumlandırır. Çünkü devrimciliği ancak, “hakikatte”, “hakiki duruş” gösterebilenler hak eder. Devrimci kadro, hakikatte kendi varlığını konumlandırarak kendini gerçekleştirir. Bu nedenledir ki “hakiki duruş” devrimciliğin en önemli özelliklerinden biridir. Gerçeğin içinde olmak Hakiki duruş, bireyin kendini gerçekliğin içinde konumlandırışıdır. Somut ve tarihsel olanın içinde, varlık koşulunu bulup geliştirmektir. Devrimci kadronun bilincinde; somut koşullar ve tarihsellik içinde, sınıflar savaşı “diyalektiğini çalıştırmasıdır”. Duyuş,...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Yeni Dönem Parolası: “Emek-Güç-Beceri” – Pelin Kahiloğulları

Türkiye, belirsizliklerin yoğunlaştığı ve sürekli hareket halinde olan bir sürecin içinden geçiyor. 24 Haziran seçimleriyle de AKP kendi iktidarını bir adım daha güçlendirdi. 24 Haziran'ın hemen ertesinde, "Muharrem İnce'nin de katkısıyla" toplumda bir umutsuzluk ve çaresizlik ruh hali yoğunlaştı. Seçimlerle iktidarın değişeceğini ve nefes alabileceğini düşünen milyonlar, seçim sürecinde ve gününde aktif görev aldı. İktidar tarafından yaratılan bütün baskı ve korku ortamına rağmen toplumsal güçler iktidar karşıtlığında ısrarcı oldu. Yeni...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Seçimlerden sonra (2) – Oğuzhan Kayserilioğlu

Kral çıplak! Yazının ilk bölümünde, açıklanan resmi sonuçlar üzerinden Erdoğan merkezli AKP-MHP iktidar ortaklığının durumunu anlamaya çalışmıştım. Ancak, seçimin “resmi” sonuçlarını yorumlarken, madalyonun bir yüzünde gezindiğimizin ve aynı madalyonun öteki yüzünde ise “Kral çıplak!”yazdığının bilincinde olmalıyız. A. Olgular ve belirtiler Anadolu Ajansı’nın seçimlerden kısa süre önce “yanlışlıkla” açıkladığı sonuçlar, nasıl olduysa üç aşağı beş yukarı “tuttu”; özellikle de Erdoğan’ın başkan seçildiği oran! Sadece bu mu? Artık hemen herkesin bildiği şeyler; OHAL koşullarında...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Özgürlükçü Gençlik: KHK’nın Açılımı: Ülkede İktidara Karşı Çıkmak...

Samsun Özgürlükçü Gençlik Derneği'nin 701 sayılı KHK ile kapatılmasına dair Özgürlükçü Gençlik Dernekleri facebook sitesinden bir açıklama yayımladı: Türkiye uzun zamandır, KHK’lar ile yönetilen bir ülke. Erdoğan’ın iki dudağı arasından çıkan sözlerle alınan kararlar, ülkede yasa şeklinde uygulanıyor. Dün yine KHK’ya uyandık ve binlerce kişi işinden edildi. OHAL süreci boyunca uygulanan KHK’larla işlerinden atılanların yanına yenileri eklenmiş oldu. “Terörü engellemek” adı altında çıkarılan KHK’larda temel hedef muhalefeti susturmak. Yine son...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Sivas Katliamı’nın tarihsel derinliği – Ali Haydar Arıkuşu

Sivas Katliamı’ndan sonra tam 25 yıl geçti. Unutulmadı, unutulmaz da. Aleviler var oldukça, bu katliamın acısı ve öfkesi her daim hafızalarda kalacaktır. Yaşar Kemal, katliamdan sonra en çarpıcı soruyu sormuş; “Ne kaldı utançtan başka?” diyerek, Alevilerin acısını, vicdani ve ahlaki olanı, dostun düşmanın yüzüne haykırmıştı. Ancak Sivas Katliamı bunlardan da öte bir derinliğe sahip. Dolayısıyla, “Neden Sivas katliamı?”sorusunu sormak, bizi politik, ekonomik ve tarihsel gerçekliğin derinliklerine götürecektir. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olayı “münferit” göstererek, Alevilerin...

DEVAMINI OKU
Makaleler

Seçimlerden sonra – Oğuzhan Kayserilioğlu

Görünen o ki, 24 Haziran en çok tartışılan seçimlerden birisi olacak. Ne iktidar/Cumhur İttifakı ne de ana muhalefet/Millet İttifakı zafer kazandığını ya da yenildiğini içine sindirerek ilan edebiliyor; daha ziyade, sonucu isteksizce kabullenme yönündeki tutumlar gözlemleniyor. İktidarın büyük ortağı/AKP, elbette “havalı” ama yüzlerindeki ekşiliği görmemek imkansız. Seçimin en çok oy kaybeden partisi onlar; “tek adam” artık ancak “koltuk değneği” ile ayakta durabilirken, hem “tek adam” hem de partisi küçük ortağın/MHP’nin...

DEVAMINI OKU
Makaleler

ROTA: Gerçekler, Olasılıklar, Söylem ve Program

24 Haziran seçimleri krizler yumağıyla çevrelenmiş iktidar açısından çözüm üretici bir rol oynayamaz. Biliyoruz ki gerçekten adil bir seçim ortamında olsaydık, yani en asgari burjuva demokratik koşullar ortaya çıksaydı Erdoğan iktidarı çoktan un ufak olurdu. Ve biliyoruz ki 24 Haziranda gerçekten adil bir seçim durumu olsa Erdoğan kaybeder. Ancak durum öyle değil ve böyle bir durumda oturup izlemek ve sandık hesaplarına hapsolmak bizler açısından son derece tehlikelidir. Bu süreçte çokça...

DEVAMINI OKU