Devrimin ritmini belirleme cüretini gösterelim – Pelin KAHİLOĞULLARI

“Özgürlük, salon ışıkları altında şatafatla kazanılmayacaktır.”

Ancak zifiri karanlığın içinde ya da sisli ortamlarda yürümeye cüret edenler özgürlüğü keşfedebilir. Başdöndürücü hızda akan olayların içinde, şiddet ve belirsizliklerin kuşatması altında sürekli sarsılıp zorlanan toplumsal dokuda başlayan çözülmeler yaygınlaşıyor.

Kendini ayakta tutmak adına her an şiddeti arttırmak zorunda kalan iktidar, rüşvet, yolsuzluk, istismar ve çatışmanın önünü açıyor.

Korku ve güvensizliğin hakim olduğu bir ortam yaratılıyor. Toplumu bir arada tutan alışılagelen değerleri ortadan kaldırmaya çalışan iktidar, kendi meşruiyetini kendi değerleri üzerinden yeniden tesis etmeye çalışıyor ama bir türlü topluma hakim olamıyor. Bütün bu saldırıların ve belirsizliklerin yarattığı çürüme devam ediyor, ama sistemin toplumu içerme gücü de gittikçe azalıyor.

Nesnel ortam, salt egemenlerin cephesinden değil, aynı zamanda toplumsal hareketlerin kısmi ve kendiliğinden çıkışlarından doğru da belirleniyor. Fakat devrimin ritmi-nesnel ortamda henüz zayıf, henüz toplumsal hareketlerin ağırlığı belirleyici değil.

Statükocu tarz

Kadrolar, kendi dönüşüm hızını ve hareketliliğini sürecin akış hızına uygun şekilde artırmakta zorlanıyor. Belirsizliğin yoğunlaşması karşısında, bir denge hali arama ya da varolan pozisyonun içine konumlanma konformizmine teslim olma yaşanabiliniyor. İçinden geçtiğimiz özel günlerde, belirli bir anda ya da pozisyonda durmakla yetinmek, yapılan işlerde sonuç almanın önündeki engeldir.

Fırtınalı ve dalgalı bir denizde, sadece gemiyi denizin üzerinde tutmak yetmez. Aynı zamanda geminin en az zararla limana ulaşmasını sağlamak gerekir. Çünkü fırtınanın ne zaman dineceği ve geminin hangi zorluluklara ne kadar dayanabileceğini bilemeyiz.

Belirsizlikten kaçmak ve kolay yoldan denge arayışına girmek yerine, kendi iç motivasyonunu ve konumlanışını sürekli yenileyen nesnel durumlara uyarlayan hareketli bir kişiliğe girmek esastır.

Darbe vururken darbe yemekten de korkmayan hesaplı ve dengeli bir militan tarzı, hem kendi kişiliğinde inşa eden hem de bulunduğu zemini buna uygun organize edebilen kadrolar belirsizliğin içinden yeni zenginliklerle çıkış yapar.

Hassasiyet

Hassasiyet, devrimci mücadelede bir kelime olmanın ötesinde, içinde aynı anda birçok değişkeni barındıran bir davranış pratiğidir. Biçimcilikten çıkma, ince düşünme, sürekli değişen faktörleri hesaplayıp uygun hamleler yapma, yoğunlaşma, öngörme ve refleksleri güçlendirme gibi özelliklerin tamamı bir hamlenin başarıya ulaşmasında belirleyicidir.

Karşılıklı silahların patladığı bir savaşın içindeyseniz, aldığınız nefes dahil her hamleniz hayati önemdedir. Alalade, öylesine davranma lüksünüz yoktur. Yanlış bir hareket hayatınıza mal olabilir.

Günümüz ortamında kotarmacı ya da rastgele tutumlara yer yok. Olağanüstü dikkatli, her ayrıntıyı gören ve yorumlayabilen bir soğukkanlılık ana karakter haline gelmek zorundadır.

Yüzeyde gezinen, ayrıntıları görmezden gelen, olaylar ve olgular arasındaki bütünselliği kuramayan kadrolar, ne yazık ki karmaşının içinde boğulacaktır.

Ancak kendisini ve devrimi ciddiye alan, hassasiyetini durmadan işleyip zenginleştirmekte ustalaşan kadrolar, özgürlüğe giden kapıları fethedebilir.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir