Türkiye, ucuz işçilik, vurgunculuğu örgütleyen kamu ihaleleri ve birbiri peşi sıra gelen teşviklerle patronlar için cennete dönüştü.
İşçilerse, iktidarın politikalarıyla sefalet düzeyinde yoksulluk ve işsizlik kıskacına alınıp sürüklendikleri bir cehennemde yaşıyor.
İktidar, Şimşek programıyla ücretleri baskılıyor ve KKM gibi bir dizi Ali Cengiz oyunlarıyla milyonlarca emekçinin cebinden çalıp, patronlara servet aktarıyor. Zaten baskılanan ücretler de enflasyon karşısında daha ceplere girmeden eriyiveriyor.
İktidar, sadece yerli patronlara değil yabancı sermayeye de ucuz köle vaadinde bulunuyor: “ Yeter ki gelip yatırım yapın, diyorlar, biz de işçi çok ucuz, arsanız bizden, elektirik bedava, vergi vermeseniz de olur, kazancınızı isteğiniz gibi kullanabilirsiniz, başka istediğiniz varsa, onu da yaparız!”
Yetmiyor! Hepimizin ortak zenginliği olan ülke topraklarının yüzde altmışını maden sahalarına açtılar: “Yağmalayın, diyorlar, hepsi sizin!”
İstanbul Ticaret Odası’nın ilk 500 sanayi kuruluşu araştırmasının 2023 yılı sonuçlarında, bu şirketlerde çalışan her işçi patrona 1 milyon 166 bin lira kazandırdı, işçi ise yılda 337 bin 616 lira ücret elde etti. Buna göre sömürü oranı %345 oldu.
Üstüne patronları “teşvik” etmek için vergileri silinirken, geçinmek için uzun saatler mesai yapmak zorunda kalan işçilerin ücretlerinden vergi kesintileri yapılıyor.
Patronlar karşısında çaresiz değiliz!
Buradan patronları ve iktidarı uyarıyoruz ve hatırlatıyoruz:
İşçiler emekçiler, bizler yalnız ve çaresiz değiliz. İşçinin emeğine, hakkına çöken, iş cinayetleriyle canını alan bu düzenin karşısında insanca yaşayacak ücret için işyerlerinde, havzalarda mücadeleyi büyüteceğiz.
Türk-İş’in açıkladığı Mayıs ayındaki açlık sınırı 25.092 TL ama asgari ücret 22.104 lira.
Yoksulluk sınırı ise 81.734 tl.
Türkiye’de artık ortalama ücret haline gelen asgari ücret açlık sınırının altında kalıyor.
Hükümet ise Temmuz’da ara zam yapmayacağını açıklıyor. Yani patronlar, iktidar desteğiyle milyonlarca emekçiyi sefalete mahkum edeceklerini ilan ediyor.
Geçtiğimiz hafta kamu işçilerinin başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmesinde hükümeti temsilen TÜHİS işçilere %16’lık zam teklifinde bulundu. Yani iktidar patronların kârını korumak ve işçileri açlığa mahkum etmek konusunda kararlı.
Bizler de onurlu ve insanca yaşayacak bir ücret mücadelesinde kararlıyız.
Asgari ücret Temmuz’da yoksulluk sınırına çekilsin!
Servet vergisi getirilsin!
Bulunduğumuz işçi havzalarında, fabrikalarda kuracağımız komitelerle mücadeleyi büyütecek ve Temmuz’da zammı kazanacağız.
Halkın iktidarında asgari ücret değil, insanca yaşam için gerekli gelir anayasal teminat altında olacak! Artan oranlı servet vergisi anayasal zorunluluk olarak uygulanacak!