Dr. Ekrem Karakaya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü ve aynı zamanda öfkesi içindeyiz. Yıldan yıla dönüştürülen, piyasalaştırılan, hak olmaktan çıkarılan en temel insan haklarından birisi olan sağlık, herkesin kaybettiği sermayedarların kazandığı bir sektöre dönüştürüldü göz göre göre. Sağlıkta yaşanan ve son zamanlarda büyük bir artış gösteren şiddet vakaları bu dönüşümlerden bağımsız değil. Bu dönüşüme yıllarca direnen hekimler ve sağlık çalışanları belli ki şiddet terbiye edilmeye çalışıyor. Sağlıkta şiddet konusunda etkili yasal düzenlemeler...
DEVAMINI OKU29 yıl önce Sivas’ta, Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından biri gerçekleşti. Devlet destekli faşist-dinci güruhun, Madımak Oteli’nde sıkışıp kalan onlarca devrimci, demokrat aydının canına kast etmesi sonucunda 34 yol arkadaşımızı kaybettik.Katliamlar Yoldan DöndüremediSivas Katliamı yıllardır, galeyana gelen bir güruhun yaptığı katliam olarak anlatılsa da esasen devletin 90’lı yıllar boyunca uyguladığı savaş konseptinin bilinçli ve planlı uygulamasıydı. 12 Eylül’ün ölü toprağını üzerinden artan devrimci hareketin güçlenmesi, 88-89 yıllarında ülkeyi saran işçi...
DEVAMINI OKUPartili bir kadın yoldaşımıza erkek şiddeti uygulayan Şeref Özcan’ı teşhir ediyoruz. Partimizin de omuz verdiği Ağaç A.Ş işçilerinin Saraçhane direnişi esnasında Şeref Özcan direniş alanına desteğe giden partili kadın yoldaşımızın üzerine yürüyerek tehdit etmiş ve erkek şiddetinde bulunmuştur. Söz konusu şahıs, direniş alanında inisiyatifin kendisinde olduğu gerekçesiyle, kadın yoldaşımıza el kol hareketi yaparak, alanda bulunan işçilere ‘Erkek olsaydı bu kadını çoktan döverdim, bir kadına sahip çıkamıyorsunuz’ diyerek apaçık erkek şiddeti...
DEVAMINI OKU20 Haziran 21 yıldır Dünya Mülteciler Günü olarak kutlanıyor. Aradan geçen 21 yılda dünya genelinde göç etmek zorunda kalan insan sayısı yıldan yıla artış gösterdi, hiçbir zaman bu sayıda düşüş yaşanmadı. Gelinen noktada geçtiğimiz yıl 280 milyonu aşkın insan göç etmek zorunda kaldı. Bu, egemen sınıfların kuruluşu olan BM’nin verdiği ve muhtemelen göçmen sayısını olduğundan az gösteren bir sayıdır. Daha da önemlisi dünyadaki krizleri dikkate alarak söyleyebiliriz ki bu sayı...
DEVAMINI OKU
Yaşadığımız bu kâbus günlerin, açlık ve yokluk döneminin asıl sebebi ülkeyi soyup soğana çeviren yağmacı ve talancı sermaye iktidarıdır; yandaşı, 5’li çetesi ve tüm sermaye örgütleriyle birlikte AKP hükümetidir. Göç bir sonuçtur, kapitalist dünya ve emperyalist savaşlar ise göçlerin ana nedenidir. Bizler aşağıda imzası bulunan parti ve örgütler olarak; sosyolojik, ekonomik, politik, psikolojik, hukuki çok katmanlı bir sorunu ifade eden göç meselesinde acilen atılması gereken adımları şöyle formüle ediyoruz: 1-...
DEVAMINI OKU“Apaçık gördüler kim neyin hizmetinde gördüler ergittikleri demir düşman edilmiş ellerinin emeğine, suyuna ter kattıkları çeliğin gördüler çevrildiğini göğüslerine. Ürettiği ne varsa, daha özgür, daha yoğun, daha anlamlı yaşamak için, esirgendiğini gördüler insandan ve kavgasız elde edilemeyeceğini hiçbir şeyin.” Kemal Özer, 15-16 Haziran Akşamının Şiiri 15-16 Haziran direnişinin üzerinden 52 yıl geçti. Bundan 52 yıl önce Türkiye işçi sınıfı dönüşü mümkün olmayan bir kırılma yaşadı ve yaşattı ülkeye. Tüm dünyayı...
DEVAMINI OKUBugün 12 Haziran, Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü. Milyonlarca çocuk yine kapitalizmin vahşi sömürü koşulları altında yaşamaya çalışıyor. Özellikle pandemi ile birlikte yükselen çocuk işçiliği, dünyadaki ekonomik kriz, kapitalizmin içinden çıkamadığı kriz derinleştikçe artıyor. Bu sistem daha başından beri çocukların emek gücünün sömürülmesi, onların işçileştirilmesi üzerine kuruluydu, evet. Ama geldiğimiz aşamada yeniden o en yoğun ve “ilkel” biçimlerine dönen bir sistemle karşı karşıyayız. Ve kapitalizm var olduğu sürece, çocukların herhangi...
DEVAMINI OKUKıştan önce bir seçim yapılma olasılığı güçleniyor. Çok gerekçe birikti. Çok da alamet birikti. Erken seçim aslında kaçınılmaz görünüyor. Herkesin bildiğini tekrar etmek gerekirse, ekonomik modelin çöküşü iktidardaki koalisyonu çaresiz bırakıyor. Bu tabloyla geçirilecek bir kış büyük bir dağılma tehdidini beraberinde getiriyor. Bir süredir iktidarın basın korosu EYT düzenlemesini konuşuyor. Kamu emekçilerine yönelik 3600 ek gösterge düzenlemesinde adımlar atıldığına dair haberler gazetelerin manşetlerini süslüyor. Kulaktan kulağa bir imar affı düzenlemesi...
DEVAMINI OKU
Hatırlıyoruz. 301’i Soma’dan. 100’ü Ankara’dan. 34’ü Roboski’den. 33’ü Van’dan, Sivas’tan. Hatırlıyoruz. Haziran’ı Berkin’den. Temmuz’u Oğuz Arda’dan. Eylül’ü Ceylan’dan. Ekim’i Veysel’den. Kasım’ı Uğur’dan. Cumartesileri Dilek’ten, Davut’tan, İlyas’tan ve gözaltında kaybedilen daha nice çocuktan… *** Hafızamızda, unutmuyoruz. Gözlerimizi kapatmıyor, kulaklarımızı tıkamıyor, yüzümüzü çevirmiyoruz. İçinde yaşadığımız düzenin hakikati tüm çıplaklığıyla karşımızda. Bu, emekçiyi sömürüp sırtına basarak zenginleşen sermayenin hakikati. Kadınları sömüren, ezen, taciz eden, katleden ataerkinin hakikati. Kürdü ikinci sınıf sayıp hakkını gasp...
DEVAMINI OKUÜst üste gelen valilik yasaklamaları zaten iyiden iyiye bir karikatüre dönüşen düzenin gerçek karakterini ortaya seriyor. Osmanlı despotizminin artığı olan bu makamlar, sahip oldukları geniş yetkilere yenilerini AKP iktidarı döneminde eklediler. Her biri küçük bir devlet teşkilatı olan bu kurumlar, halkın gündelik yaşamına doğrudan yaptıkları antidemokratik, keyfî ve saltanat geleneğini koruyan müdahalelerle rejimin gitgide daha da baskıcı bir hal almasına doğrudan katkıda bulunuyor. Her türlü yerel iradenin ezilmesi için çalışan...
DEVAMINI OKU